Türkçülük nasıl ortaya çıktı ?

Gonul

New member
Türkçülük Nasıl Ortaya Çıktı? Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Bağlamında Bir Analiz

Türkçülük, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde ve özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarında güçlü bir ideolojik akım olarak şekillenmiş bir harekettir. Ancak Türkçülüğün sadece bir dil ve kültür hareketi olmanın ötesinde, toplumsal yapılar, eşitsizlikler ve sosyal normlarla iç içe geçmiş bir ideoloji olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Bu yazıda, Türkçülüğün ortaya çıkışını, toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi sosyal faktörler ışığında ele alarak, bu ideolojinin halk üzerindeki etkilerini daha derinlemesine inceleyeceğiz.

Türkçülüğün tarihsel olarak nasıl şekillendiğine dair daha fazla bilgi edinmek isteyenlerin de ilgisini çekebileceğini düşündüğüm bu yazıya başlamadan önce, her bireyin bu konuda farklı bir deneyime sahip olabileceğini hatırlatmak istiyorum. Hepimiz, toplumdaki farklı kimlikler ve sosyal bağlamlar doğrultusunda farklı bakış açılarına sahibiz ve bu, Türkçülüğün nasıl algılandığına dair önemli bir etken.

Türkçülüğün Ortaya Çıkışı: Tarihsel Bağlam ve İdeolojik Temeller

Türkçülük, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşüyle birlikte, hem Osmanlı bürokrasisinin hem de halkın kimlik arayışlarının bir sonucu olarak şekillenmiştir. 19. yüzyılda Osmanlı'nın çeşitli etnik ve dini grupları bir arada tutan yapısı bozulmuş, milliyetçilik hareketleri güçlenmeye başlamıştır. Bu dönemde, Türkçülük, hem Türk kimliğinin hem de Türk kültürünün yüceltilmesi amacıyla ortaya çıkmıştır. Ziya Gökalp, Türkçülüğün teorik temelini atmış ve halkçılık, milliyetçilik gibi kavramlarla Türk toplumunun modernleşmesine yönelik fikirler geliştirmiştir (Gökalp, 2006).

Ancak, Türkçülük hareketi sadece bir kültürel hareket olmaktan daha fazlasıydı. Bu ideolojinin arkasındaki sosyal faktörleri anlamak için, toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi unsurları göz önünde bulundurmak önemlidir. Türkçülük, özellikle Cumhuriyet’in ilk yıllarında, sadece Türk halkının kültürel mirasına değil, aynı zamanda bu halkın sosyal yapısını ve sınıf ilişkilerini de şekillendiren bir ideolojiye dönüşmüştür.

Toplumsal Cinsiyet ve Türkçülük: Kadınların Sosyal Yapılar Üzerindeki Etkisi

Türkçülük, erkek egemen bir toplumun inşasında önemli bir rol oynamıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında, toplumsal cinsiyet rollerinin ve aile yapısının derinden etkilendiği bir dönüşüm yaşanmıştır. Kadınlar, Türkçülüğün hem sosyal hem de kültürel bağlamda ne gibi etkiler yaratabileceğini, toplumsal eşitlik ve haklar üzerinden değerlendiriyordu.

Kadınların, özellikle Cumhuriyet’in ilk yıllarında, bu hareketin içinde nasıl bir rol oynadığını incelemek, Türkçülüğün toplumsal cinsiyet açısından nasıl bir dönüşüm geçirdiğini anlamamıza yardımcı olur. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, kadınların toplumsal hakları ve eğitimi konusunda ciddi reformlar gerçekleştirilmiş olsa da, Türkçülüğün temelini atan ideolojilerin erkek egemen bir yapıyı güçlendirmeye yönelik olduğunu görmek de mümkündür. Bu bağlamda, Türkçülük, kadınların toplumdaki eşitsizliğini tam anlamıyla ortadan kaldırmamış, aksine kültürel bir kimlik arayışının, toplumun erkek egemen yapısına hizmet ettiği bir ideoloji olarak şekillenmiştir.

Kadınların bu dönemde sosyal yapıların etkilerine nasıl empatik yaklaştığına dair birkaç örnek verilebilir. Cumhuriyetin ilk yıllarında eğitimde kadınlara yönelik atılan adımlar, kadınların toplumsal yaşamda daha fazla yer almasını sağlamıştı. Ancak, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin ve patriyarkal yapıların yeniden şekillendiği bu dönemde, kadınların bu sistemdeki yerlerini sorgulamaları oldukça zordu. Kadınların Türkçülük hareketine olan ilgisi, kendi kimliklerini inşa etme ve bu sistem içindeki haklarını savunma arayışından da kaynaklanıyordu.

Irk ve Sınıf: Türkçülüğün Toplumsal Kimlik Üzerindeki Etkisi

Türkçülük, aynı zamanda etnik kimlikler ve sınıf yapıları ile de iç içe geçmiş bir ideolojidir. Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarındaki çok kültürlü yapının yerine, homojen bir Türk kimliği yaratma çabası, sınıfsal ayrımları da etkileyen bir durum olmuştur. Ziya Gökalp’in "Türkçülüğün Esasları" adlı eserinde, Türk milletinin oluşturulmasında sınıf ve ırk temelli ayrımların nasıl şekillendiği çok açık bir şekilde görülmektedir.

Bu noktada, Türkçülüğün ırk ve sınıf üzerinden nasıl bir ayrım yarattığını anlamak önemlidir. Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan pek çok farklı etnik grup, Cumhuriyet ile birlikte "Türk" kimliği altında birleşmeye zorlanmıştır. Ancak bu birleşme, aynı zamanda bazı sınıf ve ırk temelli eşitsizlikleri de pekiştirmiştir. Örneğin, Ermeniler ve Rumlar gibi etnik gruplar, bu kimlik dönüşümü sürecinde dışlanmış, toplumun "gerçek Türk" kimliğine uymayan bireyler olarak kabul edilmiştir.

Bu sosyal yapılar, toplumda derin eşitsizlikler yaratmış ve bu eşitsizliklerin kökeninde, Türkçülüğün inşa ettiği homojen kimlik anlayışı yer almıştır. Sınıf ayrımları, özellikle köylü ve kentli arasındaki farklar, Cumhuriyet dönemi politikalarının şekillendirilmesinde büyük rol oynamıştır. Türkçülük hareketi, bir yandan köylüleri Türk milletinin asli unsurları olarak kabul ederken, diğer yandan kentli elitlerin egemenliğini sürdüren bir yapıyı desteklemiştir.

Sonuç ve Tartışma: Türkçülük ve Sosyal Faktörler Üzerine Düşünceler

Türkçülük, toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi sosyal faktörler tarafından şekillendirilmiş ve bu faktörler Türkçülüğün toplumdaki etkilerini güçlendirmiştir. Türkçülüğün hem kültürel hem de toplumsal yapıları şekillendirme gücü, çoğunlukla erkek egemen bir toplumun dayattığı normlarla paralel bir gelişim göstermiştir. Kadınlar, bu süreçte, kültürel kimlik arayışlarıyla ilgili empatik bir bakış açısına sahip olurken, erkekler çözüm odaklı ve toplumsal yapıların yeniden şekillendirilmesi konusunda daha pragmatik bir yaklaşım sergilemiştir.

Tartışmaya açık soru: Türkçülük ideolojisi, günümüzde hala toplumsal eşitsizlikleri nasıl etkiliyor? Bu ideoloji, modern toplumda nasıl evrimleşebilir ve toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf açısından daha adil bir yapıyı oluşturmak için nasıl kullanılabilir?

Kaynakça:

- Gökalp, Z. (2006). Türkçülüğün Esasları. Türk Dil Kurumu Yayınları.

- Mardin, Ş. (1990). Osmanlıcılar ve Türkçülük. Türkiye Sosyal Bilimler Dergisi.